Tatil Gözlemlerimde Ebeveyn Tutumları

Instagram’daki hikayelerimde de paylaştığımdan bilenler bilir; 3 günlüğüne kaçtım İstanbul’dan. Bir nefese ihtiyacım vardı. İyi geldi. Huyumdur zaten. Biraz sıkıldım mı, biraz bunaldığım anlarda vururum kendimi yollara… Mücadeleyi sevmediğimden, korktuğumdan değil. Devamında daha güçlenerek mücadele edebilmek için. Araba kullanmak kafamı dağıtır. Tutkudur çünkü araba kullanmak benim için. Bu tatilde kendimle ilgili gözlemlediğim ise algılarımın söz konusu çocuklar olduğunda ne kadar keskin olduğu.

Bütün geçirdiğim zaman boyunca elimde olmadan aileleriyle birlikte tatile çıkan çocukları, onların tavırlarını ve ebeveynlerin onlara karşı yaklaşımlarını gözlemledim. İzlediğim anlarda aşağıda belirttiğim anları kendimce yakaladım. Önce olumlu olanları yazıyorum.

• Feribotta hemen yan arabada yolculuk eden bir baba, feribotun kalkması ve yolculuk süresi boyunca arabasının içinde beklediği toplam 1 saat boyunca henüz 3-5 aylık olan çocuğunu annesine hiç teslim etmedi. Öptü, oynadı, kokladı, tekrar öptü ve tekrar… ELLERİNDEN ÖPERİM BABA!!

• Meyhanelerin olduğu dar sokaklarda bir baba -kızının muhtemelen insanlar arasında hallaç pamuğu olmaması ve rahat gezebilmesi için- kızını omuzlarında gezdiriyordu. Adam zaten çok uzundu. Acaba kızın kafası bir yere çarpar mı, boynu bir yere, ipe takılır mı diye endişe ederken ben; babası gayet güzel ve dikkatli bir şekilde onu gezdirmeye devam etti. Kızın keyfini görmeniz lazım. BENİ DE GEZDİR BABA!!!

• Bir baba -muhtemelen meyhanelerden birinin sahibi-, hiç yorulmaksızın çocuğunu kollarında taşırken yedi yedi bitirdi. Müthiş bir görüntüydü. Ahhh!!! Kızım yanımda olsan ben de, seni yesem yesem bitirsem…

Şimdi de olumsuz olanlar içinde en çok dikkatimi çekenler:

• En çok dikkatimi çeken… O güzeller güzeli henüz 6 yaşlarındaki prensesin korkuyla ağlamasına kayıtsız kalan… Çocuk; daracık sokakları olmasının yanı sıra dışarıya da masa koydukları için 2 kişinin bile yanyana geçmekte zorlanacağı meyhaneler sokağında masanın yanında, geçiş alanında. Bir yandan garsonlar, ellerinde tepsilerle sağa sola koşuşturuyor; bir yandan insanlar o daracık alandan yürümeye çalışıyor, siparişi alan garsonlar mutfağa koşuyor. Tam bir curcuna anlayacağınız. Bu arada o geçiş alanında bir kız çocuğu!!! Tabii beklenen son gerçekleşti. Garsonlardan bir tanesi kıza çarparak onu masaya sıkıştırdı. Masadakiler devrildi falan. Kız çocuğu o kadar korktu ki belki canı da yandığı için, ağlamaya başladı. Garson kuru bir özür diledi aileden. Ebeveynler, ortamın havasını bozmayalım, nazik davranalım, rezalet çıkmasın falan dermiş gibi garsona gülümsüyorlar. Çocuk ağlıyor, ebeveynler garsona gülümsüyor. Şimdi bakın ben demiyorum ki böyle bir durumda hemen ayaklanın, masaları devirin, ortalığı birbirine katın, bağırın çağırın ama orada sıkıştırılan sizin çocuğunuz. Hatası olmayan tek kişi o ve o sadece küçük bir çocuk. İlk yaptığın şey garsona gülümsemek de olmasın.  Garson bu arada aileden ciddi bir tepki almadığı için 1-2 adım sonra gülmeye başladı arkadaşı ile. Çocuk, benden sadece 1,5 mt. ileride ama nasıl ulaşırım derdindeyim. Ona diyeceğim ki;

– Lütfen ağlama. Ben olan herşeyi gördüm. Hiçbir şekilde senin suçun değil. Sakın üzülme.

Babası lütfedip sakinleştirmek için kucağına aldığında bile annesi hiç istifini bozmadan masada oturmaya devam etti. Ve ister inanın, ister inanmayın sanki: “Çocukla tatile çıkınca işte bu kadar oluyor. Rezil olduk.” gibi halleri söz konusu. Çocuğu da etrafa rahatsızlık vermemek için zoraki sakinleştiriyor gibiler. Hala garsona ve etrafa karşı falan sempatik görünme çabası nedir yaa? Anlamak mümkün değil.  

• Çocuklarının yanında sigarasından vazgeçemeyenler; onları meyhane ortamına sokup, sırf sigara içtikleri için dışarıda herkesle çok yakın mesafede oturmayı göze alıp, diğer masalarda içilen sigaralardan da çocuğunun etkilenmesine ve o dumana maruz kalmasına müsaade edenler… Plajdaki şezlongunda bebeğinin veya çocuğunun yanında sigara içmekten kendini alıkoyamanlar… Üstelik bunları yapanlar sadece babalar değil. Anneler de yapıyor.

• Çocuğunun bir konuda inatlaştığı yerde delicesine nara atıp, çocuğunu korkutan ve susturanlar…

• Plajda çocuğunun bacağına güneş kremi sürdü diye eşini azarlayan anne. Ona göre bacakları yanmazmış çocukların.

Bakarsanız çok da önemli görünmeyen bu detayların altında birbirine tamamen zıt 2 farklı yaklaşım söz konusu. Bu durumda ebeveynlerin, kendilerine olumlu davranışlarını gözlemlediğim çocukların ilerisi için daha şanslı, bilinçli, fikri ve iradeleri hür insanla, kaliteli bir yaşam sürmüş olacaklarını öngörmek mümkün diyebilirim.

Lütfen çocuklarınızın olduğu ortamlarda sigara içilmesine müsaade etmeyiniz. Eğer buna müdahele edebileceğiniz bir ortam söz konusu değilse, o ortamda bulunmaktan kaçınınız. Onları; başkasının içtiği sigaraların ve kendi tercihleri dışında solumak zorunda kaldıkları bu sigara dumanlarından sakınınız. Onların kendi tercihiyle o ortamın dışına çıkamadıkları yerde, siz onlar adına tercih hakkınızı kullanarak çocuklarınızın ve bebeklerinizin o sağlıksız ortamdan çıkmasına yardımcı olun.

Hep Gülümseyin Ve Sevgiyle Kalın…

Published in Genel
1 Yorum
  1. İbrahim Yıldırım 20 saat önce

    Kesinlikle katılıyorum. Ben de hep o yoğun sigara dumanına maruz kalan çocuklara üzülmüşümdür. Hele o bir elinde sigara, bir taraftan içiyor bir taraftan kucağındaki ya da yanındaki çocukla ilgilenen anne baba görüntüsü adeta görüntü kirliliği. Çocuğu zorluk olarak görenler keşke hiç çocuk yapmasa. Ama bencil duygularından ötürü yapıyorlar ne yazık ki. Dikkatine sağlık😉👏👏👏

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

İletişim Formu

Aşağıdaki form alanına adınızı, email adresinizi ve mesajınızı yazarak bize ulaşabilirsiniz.

Gönderiliyor

©2019 Babalar.net

veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account