Tavandaki BÖCÜK

Derya Baba İnstagram’da görünce çok beğenmiş… Buraya aktarmamı istedi. O isteyince de akan sular durur. Zaten koyacağım bir yazıydı aslında… Sadece resimleri telefondan bilgisayara atmak biraz zorlayıcı oluyor bazen. Yanlış anlamayın. Sadece imkansızlıklarla ilgili sıkıntım.

Benim biricik, güzel kızımın gözleri sanıyorum mikrop kapmış. Annesi bana Cuma Akşamı teslim ederken göz damlaları ve içinde nasıl kullanılacağına dair el yazısı notuyla teslim etti. İki arada bir derede soramıyorsun da ne oldu? Neden? Teşhis nedir? Zaten sorsan da cevap alamıyorsun. Ama o ayrı bir konu. Onlara girmeyelim. Vakti gelip de damlaları her yapmak istediğimde, bildiğiniz yarım saat harcıyorum biricik, güzel kızımı ikna etmek için. Damlalar, gözlerini çok ciddi yakıyor diye gözünü açamıyor benim biricik, güzel kızım. Öyle diyorum olmuyor, böyle diyorum olmuyor… Ben ne kadar sakin, gerilmeden ve güzellikle yaklaşırsam, o da o kadar isteksizce ve mahçup bir şekilde beni reddediyor. Bu önemli. Neden konuyu kesip atmıyor da, isteksizce ve mahçup bir şekilde reddediyor? Çünkü ben sürekli sabırla, hiç kızmadan damlaların onu nasıl iyileştireceğini anlatmayı deniyorum. Yani ben ne kadar sabırla ve güzellikle anlatmayı denersem, o da o kadar üzülerek damlaları erteletmek için elinden geleni yapıyor. En sonunda bana şunu söyledi:

“Baba çok korkuyorum.”

İçim eridi. Kız haklı neticede. Damlaları yapmama izin verirse, canı yanacak. Baktım olacak gibi değil… Kurşunkalemle tavana yukarıdaki resimde gördüğünüz böceği çizdim. Böceğe benzemiyor biliyorum. Sadece karalama. Ama ona öyle söyledim. Hatta sonrasında ona da kurşunkalemi verdim ve odanın yan duvarına bir böcek çizmesine izin verdim. O da neticede karalama yaptı. Onun böceği bildiğiniz yumruk kadar oldu. Yani kocaman.

“Ben gece korkarım. Senin böceğin beni yer!”

dedim. Nasıl mutlu? Nasıl keyiflendi? Nasıl eğleniyor benim biricik, güzel yer cücem anlatamam…

“Hadi sen şimdi o böceğe bak kızım ve bana güven. Ben, seni iyi edeceğim.”

dedim. Damlalarını da ancak bu şekilde damlatabildim. Biz o kadar eğlendik ki, o acıtan damlalar su olup gitti. Hemencecik bitirdik işimizi. Belki bu çizim işini akıl edebilmek yarım saatlik bir mücadeleden sonra aklıma geldi ama kızımın gülümseyerek damlalarını yaptırdığını görmek benim ömrüme ömür kattı. BİRİCİK, GÜZEL KIZIM… Bunu niye sürekli yazımda belirttim? Çünkü olayı yaşarken hikayenin her yerinde yüreğim dağlandı. Ona nasıl faydam olur? Olumsuz olan bu durumu nasıl tersine çeviririm derken buldum bu çözümü? Hepimizin çocuğu çok kıymetli. Onların kılına zarar gelse, tarifi yok. Onların bizler için önemini aklımızdan hiç çıkarmazsak, o zaman bu çözümleri bulmak çok kolaylaşır.

Çocuğunuza, konu ne olursa olsun, sizin sabrınızı ne kadar zorlarsa zorlasın, sizi ne kadar yorarsa yorsun; lütfen sakın ama sakın bağırarak terbiye etmeye ve/veya birşey yaptırmaya çalışmayın.  Siz sakin kaldıkça, her seferinde güzellikle ve sabırla yaklaşmayı tercih ettiğinizde ve/veya dikkatini dağıtacak başka bir şeye konsantre olmasını sağladınızda; çocuklarınız bunu yok saymayacak ve bir şekilde size olumlu geri dönüşler verecektir. Hatta muhtemelen istediğinizi de yapacaktır.

Sevgiyle Kalın ve Hep Gülümseyin…

Published in Hastalık
2 Yorum
  1. DeryaBaba 1 sene önce

    Yaratıcılıkta sınır tanımayan yüreği kocaman insan. Keşke tüm babalar senin yapabildiklerinin çeyreğini yapabilse.
    Bu arada böcük yerine nerdeyse imzanı atacakmışsın 🙂

  2. Yazar
    KaygılıBaba 1 sene önce

    Vallahi ne diyeyim DeryaBaba? Aramızda yıllardır süregelen kardeşliğimiz var. Bu siteyi kurarken yaptığımız gönül ortaklığımız var. Hani bunca büyük, derin ve güzel övgülere “-Mahçup ettin beni.” desem; insanlar diyecek ki bozacı ile şıracı misali birbirinizi kolluyorsunuz… Sürekli birbirinizi övüyorsunuz. Aslında öyle değil ama. Ben biliyorum. Seninle olan dostluğumuz veya buradaki gönül ortaklığımız değil sana bu yorumu yazdıran. Babalıkla ilgili ortaya koyabildiğimiz olumlu herşey, diğer anne ve babalara da yol göstermesi, onlarda da bu gibi uygulamaların perçinlenmesi için birbirimizin övgüsünü hakediyor. Çünkü geri planda çektiğimiz tüm sıkıntılarına rağmen aslında bütün amacımız çocuk sahibi olmanın ne kadar keyifli ve çocuklarımızı mutlu etmenin ne kadar basit olabileceğini insanlara aktarmak. Çok teşekkürler. Beni mest ettin.

    P.S.: Böcüğün, imzaya benzemesi iş deformasyonu. Sürekli talimat ve kredi sözleşmesi imzalamaktan. :))

Bir Cevap Bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

İletişim Formu

Aşağıdaki form alanına adınızı, email adresinizi ve mesajınızı yazarak bize ulaşabilirsiniz.

Gönderiliyor

©2018 Babalar.net

veya

Kullanıcı Bilgileriniz İle Oturum Açın

veya    

Bilgilerinizi Unuttunuzmu?

veya

Create Account